Aksaray Televizyonu

TÜRK YORGANCILIĞI BELGESELİ

Yorgan, dış etkenlerden korunmak amacıyla ve gece uyurken örtünmek için, iki kumaşın arasına yün, pamuk gibi malzemeler doldurularak dikilen, dikerken de nakışlanan bir uyku malzemesidir. Eski Türkçe’de “yapurgan”, “yavurgan” şeklinde kullanılan yorgan sözcüğü, örtünmek anlamına gelmektedir. İnsanın ısınma ihtiyacından doğan yorgan yapımcılığı, yerleşik hayatla birlikte giderek daha da önem kazanmıştır. Osmanlı Dönemi’nde yorgancılığın esnaf loncası oluşmuştur. Sıcak iklimde pamuk, soğuk iklimde yün yorgan yapımı yaygındır. Yorgan dikmeye başlamak için önce içine konacak yün ve pamuk yay ya da makine ile atılır. Ardından yorganın Amerikan bezi ya da mermerşahiden astarı istenilen ölçülerde torba gibi dikilir, yere serilir. Üstüne içine konacak malzeme oklava ile serpiştirilerek eşit şekilde yerleştirilir. Astarın açık kalan kısmı iki ucundan kıvrılarak “sırıma” işlemi gerçekleştirilir. Bu şekilde yorganın dolgu malzemesi astarın içine yerleştirilmiş olur. Yorganın yüzüne, isteğe göre saten, kadife veya basma kumaş yerleştirilir, istenilen model kumaşın üstüne çizilir ve buna göre iğne ve yüksük yardımı ile dikilir. Yorgan sipariş üzerine yapıldığı için malzemeler genellikle istek sahipleri tarafından getirilir ve modeli de onlar seçer. Motif olarak çoğunlukla tavus kuşu, kelebek, lale, karanfil, yonca, pervane, baklava, kare, saraylı, paraşüt, yıldız; renk olarak da mavi, kırmızı ve pembe tercih edilir. Yorgancılık, üzerindeki bu ustalık gerektiren motifleri nedeniyle bir sanat dalı haline geldiği için yorgancı uyguladığı yorgan modelleri ve dikişinin güzelliği ile kendini gösterme fırsatı elde eder. Saten, kadife yüzlü, modelli yorganlar daha çok evlilik, sünnet, lohusalık gibi özel günlerde ve misafir için kullanılır. Kullanılacağı zaman modelli yüzü dışarıda kalacak şekilde beyaz çarşafla kaplanır. Yorgan, çeyizin önemli kalemlerindendir. Kırsal kesimlerde yorgan, evin büyük kadınları tarafından dikilirken, şehir ve kasabalarda yorgan evleri bulunmaktadır. Günümüzde geleneksel yorgancılık, fabrikasyon üretim karşısında yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu durumda yorgancılar doğal malzeme bulma zorluğunu gidermek için elyaf dolgu malzeme kullanmaya başlamış, ücrete yansıyacak emek yoğunluğunu azaltmak için de basit modellere yönelmişlerdir.